29 Aralık 2010 Çarşamba

Negotiator

"You are friendly and humane. You have a big heart; you tend to trust people and sympathize with them easily. You intuitively know what they are thinking and feeling. And because you are agreeable and mentally flexible, you go out of your way to make others comfortable and happy. You seek to make intimate, meaningful friendships."

different tests, similar results.
every single thing in this paragraph is at least 90% correct, that last one being 100% for sure.

21 Aralık 2010 Salı

IRRESPONSIBILITIES

when he sees this, he who knows what it is will smile and that'll be the way i thank him.

18 Aralık 2010 Cumartesi

Günler günler sonra


günler günler sonra
naber dedi cocuk
öylece baktı kız ağzı kapalı
cevap vermeyecek misin dedi cocuk
hayır dedi kız başını sallayıp
neden dedi cocuk konuşmuyorsun
baktı kız yeşil yeşil
ve dedi artık ben sustum
sen sormadığın için,
karar verdim söylememeye.
anladı çocuk çevirdi başını
kaçırdı gözlerini bir suçlu misali
ve düşündü kız hep susmayı
ve konuşmayı gözleriyle
o zaman anca gözünün içine bakar diye.











18.12.2010

12 Aralık 2010 Pazar

bitmez.

Son iki gündür birini evire çevire dövme isteğiyle yanıp tutuşmam yetmiyormuş gibi bir de bunu evden biri üzerinde gidermeye çalışmam, enerji patlamasından öleceğim heralde diye düşünürken enerjimin fotoğraf makinası pili gibi sinyal vermeden uygunsuz zamanda bitmesi ve saatlerce uyumam, o da yetmiyormuş gibi bütün enerjimin birini dövmeye odaklı olması ve bu olay haricinde yaptığım herşeyde (bkz. kimya sınavına falan çalışmak) bazal metabolizma kullanmam, bunu herkese anlatmam veya anlatacak başka bir şey bulamam, bulamadığım için de bu postu burada bitirecek olmam, vb...

9 Aralık 2010 Perşembe

zamanın ötesine giden soru

Mesela ben 16 temmuzda yazdığım ancak yayınlamadığım bir yazıyı şimdi yayınlasam, siz o yazıyı TEMMUZ sekmesinde bulacaksınız öyle mi?
evet diyen kaleye mum diksin.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Aynaya vuran ışık

boş
(
(UY)UK
)
ta
kal*mış insan.

5 Aralık 2010 Pazar

Okurcum,

Dünyanın en dipsiz kuyusu gibi görünen kuyudan çıkma çalışmalarım devam ediyor. bu hususta yukarıdan ip merdiven sarkıtan, yiyecektir içecektir bişiyle yollayan, "herşey çok güzel olacak" diyen tüm insanlar cansınız. Günden güne ışığı daha net görür, temiz havayı daha net koklar gibi olsamda, malumunuz hergün güneş batıyor karanlık çöküyor, ben de ışığa ulaşma ümitlerimi yitirebiliyorum. İşte böyle dönemlerde kuyunun zaten nemli olan ortamına, ben de birkaç/çok damla gözyaşıyla katkıda bulunmuş oluyorum. Ama olsun, o kadar olcak. Ancak son bir-iki haftadır çikolata yeme trendimde azalma var, bu iyiye işaret sayılabilr sanırım.

(Bu arada, hayat bana televizyon aletini kullanarak mesaj vermeye çalışıyo şuanda fonda I will survive'ın slow bir versiyonu çalıyor; ne de manidar.)

Neyse, daha güzel şeyler yazmaya başlamak istiyorum haberiniz olsun diye duyurayım dedim. Hepinize hug.