15 Şubat 2010 Pazartesi

Yol Ayrımı

insanların büyük heveslerle verdikleri sözleri tutmadıkları bu dünyada,bütün çıplaklığımızla, sanki mümkünmüş gibi istiyoruz onların yardımı olmadan asla ulaşamayacaklarımızı... kimi zaman bir sahipsiz bir sinema bileti kimi zaman cevaplanmamış bir sms kimi zamansa samimiyeti emilmiş boş birer gülümseme olarak beden buluyor bunlar. evet işte bu kadar küçük ve basit şeyler olarak.

göreceli bir zaman dilimi geçtikten sonra bir yol ayrımına geliniyor: söz verenlerin ve bu sözlerle küçük mutluluklar yaşayanların ayrılmasına neden olan yol ayrımı... bir grup sağa diğeri sola gidiyor... sonuç olarak, söz verenler sözlerini tutamayacaklarını anlayıp bunu yapmaktan vazgeçiyor, söz verilenler ise küçük mutluluk kaynaklarını kara kaplı defterlere işliyorlar birer birer. Sonra ne mi oluyor? Yollar gittikçe birbirinden uzaklaşıyor, insanlar aralarındaki bağları kaybediyor, önce bundan rahatsızlık duydukları için birbirlerine karşı mahçuplaşıp sonra buna alışınca gitgide yabancılaşıp bambaşka insanlar oluveriyorlar ve............... sonuç olarak daha da çok yalnızlaşıyorlar.

felaket senaryosu falan değil sadece gerçeğin kelimelere dökülmüş hali. biraz düşünürse herkes bir örneğini bulabilir kendinde.

0 tane uğurböceği: